Pazartesi, Ağustos 8, 2022
Muhasebe Günlükleri
Ana SayfaVergiYurt Dışından Alınan Lisans Faturasına KDV 2 Uygulanmalı Mı?

Yurt Dışından Alınan Lisans Faturasına KDV 2 Uygulanmalı Mı?

Yurt dışında yerleşik kişi ve kurumların, Türkiye’de ki gerçek ve tüzel kişilere verdikleri hizmetler nedeniyle elde ettiği gelirler, vergi anlaşmalarında aksine hüküm olmaması kaydıyla Türkiye’de gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulmaktadır.

Yurtdışına yapılan bu ödemeler üzerinden KVK’nun 30. maddesi çerçevesinde BKK ile belirlenmiş oranlarda stopaj yapılmalı ve muhtasar beyanname ile beyan edilmelidir.

5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi kapmasında stopaj yapılabilmesi için;

 – Hizmeti sunan yurt dışında mukim bir kurum olmalıdır.

– Yapılan hizmetin niteliği itibariyle Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi kapmasında tevkifata tabi olması gerekir.

– İlgili ülke ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması olmamalıdır veya vergi anlaşmasında stopajı engelleyici bir hüküm bulunmamalıdır.

Buna göre yurt dışından sağlanan;

– Elemanların ücretleri (yabancı bir kuruluşun elemanının Türkiye’deki bir firmanın personeli veya yöneticisi olarak çalışması “serbest meslek” kazancı olarak nitelendirildiğinden bu nedenle yabancı kuruluşa yapılan ödemeler KVK’nun 30. maddesi uyarınca stopaja tabidir.),

– Mühendislik, montaj, danışmanlık, eğitim hizmeti, özel yazılım yaptırılması, tercüme yaptırılması gibi serbest meslek hizmeti niteliğindeki hizmet bedelleri,

– Kiralama hizmeti karşılığında yapılan ödemeler (Finansal kira veya normal kira),

– Borç verme, mevduat ve benzeri fonlamalar karşılığında ödenen faizler,

– Yurt dışından yapılan mal tedarikine bağlı vade farkları,

-Telif, imtiyaz, ticaret unvanı, marka, know-how ve benzeri gayrimaddi haklar G.menkul kiralamalı için ödenen bedeller veya kiralar, gibi, GVK’nın 94 veya KVK’nun 30. maddesi kapsamında bulunan ödemelerde, vergi anlaşmasında stopajı önleyen bir hüküm olmadığı sürece, gerekli oranlar üzerinden stopaj yapılması gerekmektedir.

Bununla beraber;

Her nevi komisyon ödemeleri,

 – Yurt dışında yapılan ilan veya reklam bedeli ödemeleri,

– Yurt dışında gerçekleşen taşıma bedeli ödemeleri,

– Sigorta primi ödemeleri,

– Yurt dışında yaptırılan fason iş bedeli ödemeleri,

– Gözetim ücreti ödemeleri,

– Yurt dışı seyahatlerde ortaya çıkan ödemeler (otel, lokanta, ulaşım, haberleşme vs.),

– Fuar katılım ücreti ödemeleri,

– Uydu kirası ödemeleri,

Yurtdışında mukim olan firmalardan alınan hizmet faturalarının sorumlu sıfatı ile KDV’ye tabi olup olmayacağı ve Kurumlar Vergisi açısından durumu

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

KAYSERİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

Sayı       :50426076-130[1-2015/20-1240]-8224    28.01.2020

Konu      : Yurtdışında mukim olan firmalardan alınan hizmet faturalarının sorumlu sıfatı ile KDV’ye tabi olup olmayacağı ve Kurumlar Vergisi açısından durumu.      

         İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Erciyes Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesinin yönetici şirketi olan Şirketiniz tarafından organize edilen yazılım kümesi faaliyetleri kapsamında ABD’de bulunan Silikon Vadisine gezi düzenlendiği, bu gezi sırasında organizasyon, şehir içi ve şehir dışı ulaşımlar, konaklama, yemek, fuar katılımı, danışmanlık ve tercümanlık hizmetlerini kapsayan hizmet alımının yapıldığı ve faturasının yurt dışındaki organizatör firmadan geldiği belirtilerek, söz konusu hizmetlerin KDVK-60/2011-1 Sayılı Sirkülerin “1.1.1. Yurt dışındaki İşlemler” bölümüne göre değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, bahse konu yurt dışı organizatör firmadan alınan faturaların KDV 2 beyannamesi ile beyan edilip edilmeyeceği ve stopaja tabi olup olmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmiştir.

         KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

         5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun “Tam ve dar mükellefiyet” başlıklı 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, Kanunun l inci maddesinde sayılı kurumlardan kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye’de bulunmayanların, dar mükellefiyet esasında sadece Türkiye’de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükmü getirilmiş, 3 üncü fıkrasında ise dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar sayılmıştır.

         Aynı Kanunun “Dar mükellefiyette vergi kesintisi” başlıklı 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında, dar mükellefiyete tâbi kurumların maddede bentler halinde sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dâhil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükmüne yer verilmiş olup, anılan fıkranın (b) bendinde, diğer serbest meslek kazançları üzerinden (2009/14593 sayılı BKK ile) % 20 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır.

         Ancak; anılan Kanunun 30. maddesinde, bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde değinilen ve Gelir Vergisi Kanununda belirtilen birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri dışında, ticari kazanç niteliğindeki ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılacağına dair bir hükme yer verilmemiştir.

ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI YÖNÜNDEN

         Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında imzalanan Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması’nın ”Serbest Meslek Faaliyetleri” başlıklı 14 üncü maddesinde;

         ”1. Akit Devletlerden birinin bir mukiminin serbest meslek faaliyetleri veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnız bu Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, eğer bu faaliyetler veya hizmetler diğer Devlette icra edilirse ve

a) Mukim bu diğer Devlette bu hizmet veya faaliyetleri icra etmek amacıyla sürekli kullanabileceği bir sabit yere sahip ise veya

b) Mukim bu diğer Devlette, sözkonusu hizmet veya faaliyetleri icra etmek amacıyla, herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde, bir veya birkaç seferde, toplam 183 gün veya daha fazla kalırsa; sözkonusu gelir, diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir.

         Böyle bir durumda olayına göre, ya yalnızca sözkonusu sabit yere atfedilebilen gelir, ya da yalnızca bu diğer Devlette bulunulan süre içinde icra edilen hizmet veya faaliyetlerden elde edilen gelir bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

Akit Devletlerden birinin bir teşebbüsünün serbest meslek faaliyetleri veya benzer nitelikteki diğer faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnız bu Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, eğer bu hizmet veya faaliyetler diğer Devlette icra edilirse ve eğer:

a) Teşebbüs bu diğer Devlette hizmet ve faaliyetlerin icra edildiği bir işyerine sahip olursa; veya

b) Hizmet veya faaliyetlerin icra edildiği süre veya süreler, herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde, 183 günü aşarsa sözkonusu gelir, bu diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir.        

Böyle bir durumda olayına göre, ya yalnızca sözkonusu işyerine atfedilebilen gelir ya da yalnızca bu diğer Devlette icra edilen hizmet veya faaliyetlere atfedilebilen gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir. Her iki durumda da Türkiye Cumhuriyeti, sözkonusu gelir üzerinden tevkifat suretiyle vergi alabilir. Bununla beraber, sözkonusu gelirin lehdarı, böyle bir vergiye tabi tutulduktan sonra sözkonusu gelir dolayısıyla, sanki gelir bu diğer Devlette bulunan bir işyerine atfedilebilirmiş gibi, Anlaşmanın 7 nci maddesi hükümlerine göre, net esasında vergilendirilmeyi tercih edebilir.”          hükümlerine yer verilmiştir.

         Bu hüküm uyarınca, ABD mukimi bir teşebbüsün Türkiye’ye gelmeksizin ABD’de icra edeceği serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla elde edeceği gelirleri vergileme hakkı yalnızca ABD’ye aittir. Ancak, eğer bu faaliyet Türkiye’de bir işyeri vasıtasıyla icra edilirse veya Türkiye’de icra edilen faaliyet süresi herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde 183 günü aşarsa, Türkiye’nin de bu geliri iç mevzuat hükümleri çerçevesinde vergileme hakkı bulunmaktadır.

         KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

         KDV Kanununun;

         -1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu,

         -6 ncı maddesinde, işlemlerin Türkiye’de yapılmasının;

a) Malların teslim anında Türkiye’de bulunmasını,

b) Hizmetin Türkiye’de yapılmasını veya hizmetten Türkiye’de faydalanılmasını ifade edeceği, hükümlerine yer verilmiştir.       

Konuyla ilgili olarak yayımlanan 60 No.lu KDV Sirkülerinin “Yurtdışındaki İşlemler” başlıklı 1.1.1. bölümünde, KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddelerine göre, yurtdışında gerçekleşen mal teslimleri ile yurtdışında ifa edilip yine yurtdışında yararlanılan hizmetlerin KDV’nin konusuna girmediği, Türkiye’de yapılmayan işlemin bedeli üzerinden KDV hesaplanması veya böyle bir işlemin Kanundaki herhangi bir istisna hükmü ile ilişkilendirilmesinin söz konusu olmadığı, Türkiye’deki bir mükellefin yurtdışında düzenlenen bir fuara Türkiye’den katılan firmalara yurtdışında verdiği stant kurulumu, montajı, lojistik vb. hizmetler ve yine Türkiye’deki bir mükellefin Türkiye’deki başka bir firmanın personelini yurt dışına götürmek suretiyle aynı sektörde faaliyette bulunan yabancı firmalarla tanıştırma, bilgilendirme, eğitim şeklinde yurt dışında verdiği danışmanlık hizmeti, Türkiye’de ifa edilmediğinden veya bu hizmetlerden Türkiye’de faydalanılmadığından KDV’nin konusuna girmediği ifade edilmiştir.

         Buna göre; Şirketiniz tarafından ABD’de bulunan Silikon Vadisi’ne düzenlenen gezi kapsamında, yurt dışında mukim firma tarafından ifa edilen şehir içi ve şehir dışı ulaşımlar, konaklama, yemek, fuar katılımı, danışmanlık ve tercümanlık gibi hizmetler, Türkiye’de ifa edilmediğinden ve söz konusu hizmetlerden yurt dışında faydalanıldığından KDV’nin konusuna girmemektedir.

SON EKLENENLER
- Advertisment -
Muhasebe Günlükleri

EN ÇOK OKUNANLAR